İlk optik kodlayıcılar 1940’ların ortasında Baldwin Piano
Şirketi tarafından elektrik organlarının diğer müzikal enstrümanları taklit
etmelerini sağlayan ‘ton tekerlekleri(tone wheels)’ olarak kullanımı için
geliştirildi.
Bugünün benzer aletleri basit olarak ışığın kırılması prensibine
dayalı çalışan uzaklık sensörlerinin(break-beam proximity sensor)
minyatürleştirilmiş versiyonu olarak bulunmaktadır. Bir fotodedektörün
karşısında bulunan odaklanmış ışık demeti, bir şafta monte edilmiş ve şaftla
beraber dönen bir disk üzerindeki kodlanmış mat/saydam tabaka ile kesilir. Bu
dönen disk cam üzerine kromla, asitle bir metalin oyulmasıyla veya mayler gibi
fotoplastik maddelerin şekillendirilmesiyle oluşturulur. Bu basit sistem daha
karmaşık sistemler kadar güvenilir ve az gürültülü sonuçlar vermektedir. Optik
kodlayıcıların 2 temel çeşidi vardır. Bunlardan biri artan optik
kodlayıcılar(incremental optical encoders) diğeri ise mükemmel optik kodlayıcılardır(absolute
optical encoders). Artan optik kodlayıcılar döngüsel hızın ölçülmesinde ve
göreli pozisyonun saptanmasında kullanılırken, mükemmel optik kodlayıcılar
direk olarak açısal pozisyonun ölçülmesinde ve hızın saptanmasında
kullanılırlar. Eğer uçucu olmayan pozisyon bilgisi bir önem teşkil etmiyorsa artan
kodlayıcıların kullanımı mükemmel kodlayıcılara oranla daha kolaydır ve daha
ucuza aynı çözünürlükte veri sağlayabilirler.
Kaynak: Where Am I ?
Yazının kalan kısmı anlaşılması güç teknik bilgiler içerdiğinden burada bitirmek zorunda kaldım.
|
|
|
Okuyucu yorumları  |
|
Ortalama Üye Değerlendirmesi
(0 Oylama)
|
|
Yorumunuzu ekleyin
|